bring up
1. çocuk yetiştirmek, büyütmek
2. gündeme getirmek
care for
bakımını üstlenmek, bakmak
cut off
1. kesmek (elektrik, gaz, telefon)
2. kesip ayırmak
do up
1. iliklemek, bağlamak
2. tamir etmek (bina,araba)
fall off
1. azalmak
2. düşmek
get on
bir taşıta binmek
hold on
1. tutmak, yapışmak, bırakmamak
2. beklemek (telefonda)
look down on
küçümsemek, tepeden bakmak
look up to
hayranlık duymak, saygı göstermek
pick on
sataşmak, uğraşmak, eleştirmek
put up with
katlanmak, dayanmak
run into
1. çarpmak
2. rastlamak
send for
çağırmak, getirmek
tell off
azarlamak, paylamak
throw away
atmak
turn down
1. reddetmek, geri çevirmek
2. kısmak (radyo, televizyon vb.)
turn off
cihaz kapatmak
turn up
1. açmak (ses)
2. ortaya çıkmak, gelmek, çıkagelmek
wake up
uyan(dır)mak
wear out
1. eski(t)mek, yıpra(t)mak
2. adamakıllı yormak, canını çıkarmak